BARBIE    12+

0 /10
0 Yorum


0 /10   Sizin Notunuz

Özellikle genç kız çocukları için bazı çok doğru pozitif mesajlar veren eğlenceli bir film.

Öncelikle Barbie oyuncaklarının popüler kız çocukları oyuncakları olmasına rağmen Barbie filminin çizgi film uyarlamaları kadar çocuk filmi statüsünde olmadığını söyleyerek başlayalım.

Barbie, kız çocuklarının oyuncak bebekleri bir kenara bırakıp kusursuz güzellik olarak sunulan yetişkin kadın oyuncaklarına yönelmelerini sağlamıştı. Zaman geçtikçe Barbie bebekler çok kusursuz kadın görünüşünün tarifine dönüştürüldü. Bu ‘mükemmel’ görünüm de giderek taklit edilen bir arzu nesnesi oluşturdu.

Film en başta Barbie oyuncaklarının doğuşunu ve temsil ettiklerini, geçirdiği değişimi mizahi bir dille özetleyerek başlıyor. Barbie oyuncaklarının en klişe temsilcisini; sarışın, güzel vücutlu, renkli gözlü, her daim bakımlı standart Barbie’yi (Margot Robbie) tanıtıyor bize kendi ütopik evreninde. Burası anaerkil bir düzende yönetilen mutlu ve hayli pembe bir topluluk. Başkanları siyahi bir Barbie, her tip ve ırktan Barbie’ye endişenin olmadığı bol güneşli bir düzen içinde liderlik ediyor. Ken’ler ise Barbie’lere eşlik etmeleri dışında pek bir şey yapmayan yakışıklı ama işlevsiz erkekler. Günler böyle geçerken ‘klişe’ Barbie bir gün farklı uyanıyor. Diğerlerinden farklı olarak varoluşunu sorgulamaya başlıyor ve o gün ilk kez topuklarını yere değdiriyor, bacağında selülit başlangıcı beliriyor. Bu beklenmeyen kırılmayı tamir etmek için gerçek dünyaya gidip çatlağa sebep olan kız çocuğunu bulması gerek. Bu yolculuğa Barbie’ye ilgi duyan ve sürekli ondan karşılık bekleyen Ken de (Ryan Gosling) katılıyor. İkisi gerçek dünyada ataerkil düzenle tanışıyorlar ve Ken gerçek dünyadaki erkeklerin avantajlarının farkedip Barbieland’e erkenden dönüp erkek egemenliğini kuruyor. Barbie’nin düzeltmesi gereken çok şey vardır.


ÇOCUKLA SİNEMA'NIN YORUMU


Yönetmen/senarist Greta Gerwig Barbie’nin uyanışını kadın hareketini başlatan bir kıvılcım olarak ele alıyor. Kusursuzlaştırılmış güzellik tanımını ve kadının erkekler tarafından ikinci plana itildiği düzene karşı eleştirilerini zekice bir kurguyla Barbie üzerinden veriyor. Barbie, Ken’in ataerkil düzene döndürdüğü Barbieland’i gerçek dünyadan yanında getirdiği bir anne kızla yıkıyor ve özsaygılarını yitirmiş Barbie’lerin, erkekler tarafından ikinci plana itilmiş hallerini düzeltmeye çalışıyor.

Film kadın dayanışmasının önemini ve feminizmin bazı temel dayanaklarını dile getiren bir anlayışla ele alınmış. Kendini bilmek, merak etmek, potansiyelini keşfetmek, özsaygının farkına varmak ve kendini kabul ettirmek filmin özellikle kız çocukları için etkili pozitif mesajları. Filmdeki bütün Barbie kadınlar oldukça pozitif özelliklerle donatılmışlar.

Diğer yandan gerçek hayatta Barbie’ye laf atan erkeklere rastlıyoruz. Barbie onlara Ken’le ikisinin de cinsel organlarının olmadığını söylüyor bir ara. Bir sahnede Ken Barbie’yle bir gece geçirmek istediğini belirtiyor. Ama o gecenin cinsel bir açılımı yok, çünkü Ken de bilmiyor ne yapılacağını! Birkaç kere de öpmek istiyor ama Barbie buna izin vermiyor. Küçük bir rolde lgbt bir barbie olan Allan var bir de ama hiçbir şekilde karakterin bu yönüne dikkat çeken bir vurgu yapılmamış. Öpüşme sahnesi ya da cinsel içerikli herhangi bir sahne yok. Ken’ler arasında bazı komik kapışma ve savaş sahneleri mevcut ama kimse ciddi zarar görmüyor. Ama izledikten sonra çocuklarla kadın hareketini ve filmin feminist bakışını biraz konuşmak gerekiyor.

Bu arada film başlı başına bir Barbie oyuncakları reklamı aynı zamanda. Bu konuda da uyaralım... * Burak Göral 


Pozitif Mesajlar  ****
Flörtöz Durumlar  *
Şiddet / Korku öğeleri  -
Argo Kullanımı *
Alkol – Sigara kullanımı  *
Oyuncak isteme potansiyeli   *****


Yorum Yap